15.10.2008

Rengârenk arıkuşunun kanatları üç kıtaya uzanıyor.


Bazı kuşlar şiir için yaratılmıştır. Keats'in bülbülü, Poe'nun kuzgunu gibi... Arıkuşunun yaşamı ise daha çok kıtalara yayılan, ailevi entrikalarla dolu, hırsızlık, tehlike, şike ve frapan bir güzellikle örülü, destansı bir romana benzer. Arıkuşu, yamalı bohçayı andıran şatafatlı, rengârenk bir kostümle gökyüzünde bir ok gibi ilerler: Tepesi kızıl-kahve, yüzü bir soyguncunun maskesi gibi kara, göğsü turkuvaz, boyun tüyleriyse olgun buğday rengidir. Risk almayı seven bir kuş için mükemmel bir giysi. Arıkuşları adlarına uygun olarak arı yerler (ancak yusufçuk, güve, termit ve kelebek de -yani uçan hemen her şeyi- avlarlar). Bu kuşlar bir arının peşindeyken, ısı güdümlü füze gibi uçar, avlarının her yön değiştirişini, iniş çıkışını aynen izler.
 "Arıyiyici" avını havada yakaladıktan sonra zehrini çıkarmak için tüneğine döner. Zalimce ama etkili bir işlemdir bu: Arıyı gagasıyla tutan kuş, arının kafasını dalın bir tarafına, gövdesini ise diğer tarafına sürter. Sürtme, sersemleyen arının (bazı durumlarda kafası da kopabilir) zehrini akıtmasına neden olur. Bir arıkuşu (Merops apiaster) olarak büyümenin güzel yanları vardır. Kuşların büyük çoğunluğu klanlar oluşturup yavrularını bahar ve yaz aylarında, İspanya'dan Kazakistan'a kadar uzanan geniş bir alanda büyütür -daha küçük bir grup da Güney Afrika'da yaşar. Tarlalar, çayırlar ve nehir vadileri, onlara bol bol böcek sunar. Arıkuşları sürüler halinde, tarlaları süren traktörleri izler. Bir kovanı keşfettiklerinde de midelerini tıka basa doldururlar -bir araştırmacı bir defasında bir kovan yakınındaki arıkuşunun midesinde yüz tane arı bulmuştu. Bu kuşları, kârlarını silip süpüren bir başbelası olarak gören bazı arıcılar ise onları vurma eğilimindedir. Avrupa balarılarının kışı kovanlarında geçirmesi, bu süreçte arıkuşlarının başlıca besin kaynağının da kuruması anlamına gelir. Bu nedenle yaz sonunda genç arıkuşunun bolluk günleri sona erer ve klan uzun, tehlikeli bir yolculuğa koyulur. İspanya, Fransa ve kuzey İtalya'dan dev sürüler halinde harekete geçen arıkuşları Cebelitarık Boğazı'nı aşıp Batı Afrika'daki kışlama alanlarına ulaşmak için Sahra'yı kat eder. Macaristan ile orta ve doğu Avrupa'nın diğer yerlerindeki arıkuşları ise güney Afrika'da kışlamak üzere Akdeniz'i ve Arabistan Çölü'nü aşarlar. Kırk beş yılı aşkın bir süredir arıkuşlarını inceleyen Britanyalı ornitolog C. Hilary Fry, "Bu göç, çok büyük riskler içeren bir oyun" diyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder