23.11.2012

TEKNOLOJİ VE İNSAN

teknoloji ve insan
Teknoloji ve insan, İnsan ve internet.

İnsanoğlu, üzerinde yaşadığımız Dünyanın en akıllı canlısıdır. İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en önemli özelliği aklı ve yetenekleridir. İnsan, aklı ve yetenekleri sayesinde varoluşundan günümüze kadar hep üretmiştir. Günümüzde kullandığımız bu teknoloji yine insanoğlunun aklı ve yeteneklerinin bir ürünüdür. Teknolojinin oluşturulması ve kullanılması insan yaşamına olumlu ve olumsuz birçok etkiler yapmıştır. İnternette bunlardan biridir. İnternet sınırsız özgürlük duygusunu veriyor insanlara... Fanteziler gerçekleştirmek için ise mükemmel bir araç. İnternet hayatımızda bir çok kolaylık sağlar (bilgiye ulaşmada, ürünlerinizi hedef kitle ile buluşturmada  v.s) bunun yanında sıcak insan ilişkilerinin yok olmasında içe kapanık bir toplumun oluşmasında önemli bir etkendir. Günümüzde insanlar, bilgisayar ve  internetti kullanabildikleri diğer araçların başında daha çok zaman tükettir oldular. Hayatımıza facebook, diğer sosyal medya araçları ve 3D sohbet oyun siteleri girdikten sonra insanların sanal ilişkileride hızla artmaya başladı.  İnsanlar ne güneşin doğuşundan, ne yüzlerine öpücük konduran yağmur taneciklerinden, nede kumları yalayan dalgaların sesinden etkilenir oldular. Onlar varsa yoksa, hayali sevgi ve sevgilinin peşinde at koşturur oldular. Çünkü, kıblesi bilgisayar ekranlarıdır artık.

Sanala öyle bir kaptırmışlık var ki ,  Smeet, IMVU ve benzer 3D sohbet oyun sitelerinde nikah kıymalar, doğum günleri kutlamalar, misafir ağırlamalar, avatara giydirilen bir kıyafetin başkası tarafından beğenilmesinin verdiği hazlar v.s içe kapanıklığın  sıcak insan ilişkilerinin tükenmesinin bir göstergesi değilde nedir?
Sanal ilişkide:
- Erkekler çok daha içten pazarlıklı ve yalancı oluyor.
- Kimse dürüst değil. Bir çoğu evli olduklarını gizliyor. erkeklerin %60ı meslekleri, yaşları ve ekonomik durumları konusunda yalan söylüyor...
- İnternet kullanıcılar arasında kadınların daha dürüstler tek gizledikleri şey genelde isimleri oluyor.
- Kadınlar yüz yüze söyleyemedikleri her şeyi sanal ilişkide rahatça paylaşıyor. Eşleri ile ilgili problemleri, iş hayatı, aile problemleri, hayalleri beklentileri vs...
- Erkekler, tanışma konusunda daha cesur! (Yani burada cinselliği düşünen  potansiyeller için araştırma kurumları 'cesur' ifadesini kullanıyor).
- Yaşları 18-35 arası değişen 3 bin erkekten yüzde 70'i chat yaptığı kişi ile tanışmak istiyor. Kadınların sadece yüzde 20'si chat ilişkisini yüz yüze tanışmaya kadar götürebiliyor..
- Kadınlar sanal ilişkide yaşlarını gizlemiyor... Kadınlar tanımadığı erkeklerin sorununu çözmeye çaba sarf ediyor. Hatta önerilerde bulunuyor.
- Erkekler sanal ilişkilerde "haz" peşinde... Kadınlar da öyle.
- Kadınlar sanal ilişkide cinsiyet farkı gözetmiyor. Hemcinsleriyle arkadaş olabiliyor.
- Erkekler hemcinsleriyle arkadaşlık yapmamayı tercih ediyor. Cinselliği yaşayamayacağı ilişkiler erkeğe cazip gelmiyor.
- Sanal ilişkide genelde ilk teklif erkekten geliyor. 18-25 yaş arası kadınlar romantik arkadaşlık istiyor.
- 30-35 yaş arasında evlilik problemleri öne çıkıyor. Kadınlar koca, erkekler macera arıyor.
Alt alta sıraladığımız bu liste "sanal arkadaşlığın" getirdiği anti ilişkiler. Yani hepsini toplasanız, sanal ilişkide olumlu tek "doğru" bulamazsınız.
Dürüst ve içten olmayan hiçbir ilişki sağlıklı değildir. İnternet ortamında doğan sanal dostlukların içi boş ve bir süre sonra insan duygularına cevap vermediği görülüyor.
Teknolojinin baş döndürücü gelişmesine karşı kimse kayıtsız kalamaz. Evet bu bir nimet... Ama nimeti "nikmet" haline getirmemek lazım.
Tamamen fantezilerden oluşan, gerçekle bağlantısı olmayan, içi boş, aşağılık duyguları tetikleyen... Karşıdaki kişiyi tatmin edecek bir "obje" haline getiren son derece çirkin teknoloji karşısında, sanal ilişkileri çağın hastalığı diye isimlendirsek abartmış olur muyuz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder