11.01.2009

Diyarbakır


Diyarbakır

Diyarbakır'ın Tarihi ve tarihi eserleri


Bir zamanlar doğunun paris'i diye adlandırılan, günümüzde terör ve göç ile anılan,hakettiği ilgiyi bulamayan açık hava müzesi,kültür ve tarih şehri Diyarbakır .Dicle nehri’nin suladığı bereketli topraklarda yetişen her biri 40,60 kiloya varan,lezetine doyum olmayan karpuzları ve Kesin olarak, ne zaman, kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen ve üzerinde 12 medeniyete ait kitabeler bulunan surları ile ünlü bir ilimizdir.

Eski zamanlarda Amida olarak bilinen Diyarbakır, Dicle Nehri kıyısında kurulmuş. Kenti kuşatan bazalt

taşlarından yapılan Surlar. 16 kaleli 5 kapılı surlar Çin seddinin ardından ikinci sırada geliyor ve eski ile yeni Diyarbakır’ı ayırıyor.

3.01.2009

Kalbin Anatomisi

Kalp

İçi boş, kas yapısında bir organ olan kalp göğüs boşluğu içinde her iki akciğer arasında büyük bir alanı kaplar. Etrafı, perikard adı verilen bir zar ile sarılıdır. Kalp, iki akciğer arasında tepesi aşağıda tabanı yukarıda bir koni gibidir. Üçte biri orta çizginin sağında, üçte ikisi sol yanındadır. Genel olarak sternum ( iman tahtası ) arkasında eğik olarak durur. Ekseni, yukarıdan aşağıya, arkadan öne ve sağdan sola doğrudur.

Büyüklüğü Yetişkin bir insan kalbinin büyüklüğü yaklaşık olarak yumruğunun büyüklüğü ile eşdeğer sayılır. Taban tepe uzaklığı 12 cm, en geniş yerinde 8-9 cm, ön-arka çapı 6 cm. dir. Erkekte ağırlığı 280-340 gr. kadında 230-280 gr. arasındadır. Bu ağırlık farkı mesleğe, spor yapıp yapmamaya göre değişir. Kalbin bölümleri; Sağ atrium (Sağ kulakçık) Sol atrium (Sol kulakçık) Sağ ventrikül (Sağ karıncık) Sol ventrikül (Sol karıncık)

Küresel Isınma Çevre Felaketlerine Doğru Hızla İlerliyor


Bilimadamları 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya gelineceği uyarısında bulunuyor.


Karbon salımı hız kesmeden sürerken küresel ısınma da artıyor. Bilimadamları 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya gelineceği uyarısında bulunuyor.

Karbon Salımını Azaltma Çabaları BaşarısızBilimadamlarının büyük kısmı, karbon salımlarını azaltma çabalarının başarısız olduğunu ve dünyanın 10 yıl sonra çevre felaketleri açısından geri dönülemez noktaya geleceğini belirtiyor.